ya bu işler ne?;)

yüzparalik insanlarin bespara etmez dusunceleri…. cokta fifi…lensmi taktin…kilomu verdin…kaşınımı aldin…yenge nediyo bu ise…arabayi aldin degistin…kime ozeniosun…kendin ol kendin…ikinciyimi aldin…sana bi haller oldu…

vay anasini arkadas kendine baksan bi dert, bakmasan gel kafasina otur… tobe tobe

düzgün adam

bir zamanlar düzgün adam olma gayretiyle yanar tutuşurdu içimiz. şimdi nerde bir puştluk orda takilir oldu halimiz, iş güç bunlar oldu, iş güc ziyan oldu. zamana kufredip vakit harcamak geri getirmezki zamani. dunyaya cocuklar getirip getirip sadece kendine harcanmazki, tum tabagi sen siyiramazsinki.

Zarf milleti

Zarflamayı; buyuk kucuk kadin erkek zengin fakir çok seven bir milletiz biz.
maliyeti belli bir mala, maliyetinin altinda fiyat aldigimizi iddaa edip, kendi kendimizi rezil ederiz. cok severiz bu isi

evli bir erkeğin itiraflari vol1

bu sabah duştayken aklıma geldi, yazmalimiydim bunu, amaaan bosver be dedim, yaz tabi, ne umursucan milleti. elaleme gore yasamak denen seyin biraz disina cikmak hem iyi gelir belkide. 

saplantili bir beyinlemi evlendim diye dusundum biran, aslinda kendimi oyle saniyorken, daha ustun bir tür olan “kadin” tum kimyami bozdu. sabah ekmek alirmisin yerine, “ekmek yok” demek ne ya. alti ustu bir soru cumlesi kurulacak. tabi bu kisacik diyalogu daha genis manada “trip” kelimesi basligi altinda toplasak iyi olur. ben kadinlarin gunumuzde tamamen “trip” e bulanmis batmis oradan cikamayan bir tür olduguna inaniyorum. bu duygu o kadar pik yaptiki son donemlerde bunsuz yasayabilen bir kadin varmidir merak ediyorum.

“nerdesin”

“arkadaslarla beraberim pes oynuyoruz”

“nere bura”

“playstation kafe”

“yok yani ismi ne”

“hani demistimya ……….. cafe”

“himmmm”

“ne himmmmm”

“ne biliyim ordan gectimde, arabani goremedim, kim var yaninda”

“ya macin ortasindayiz”

“versene birini bana”

“al”

“meraba yenge,meraba”

“istersen hoporloru aciyim, herkes meraba desin, meraba diyin beyler…”

“merabaaa”

“aksam kacta geleceksin”

“bir iki saate”

“ne demek bir iki saat”

“ya bilmiyorum turnuva yapiyoruz mac ne zaman biterse iste”

“iyi ben yaticam, anahtarini yanina al”

“tamam”

eve gidersin yatakta poposu sana dönmüş bir kadin, yanina yatarsin, kolunu atar onu sarmaya calisirsin, ama bir sure sonra terler bunalirsiniz, ikinizde yatagin az kullanilan yerlerine kacarsiniz ferahlamak icin, sanirim sadece filmlerde olur kadin erkegin kollarinda uyanir gune,hersey okadar jantidirki, bize gercek diye yutturmaya calistiklari yalani yasamaya calisiyoruz var gucumuzle ama olmuyor iste, “don durmayan gotte islemez”, bizde çapak var, salya var yatagin kenarina akmis, agiz kokusu var leş, sabah uyanirsin, surat beş karis, gunaydin yok, selam sabah yok, yok oglu yok, “ekmek yok” der sana. iste o zaman altina sıçasın gelir. peeeh

belgrade

Kimbilir kac gunahkar basti bu kuvete, kac acisiz sevismenin izi var bu otel odasinda, kac kusursuz inleme, igrenmelimiydim, yooo, bir onceki sabahtan beri acik olan gozlerimi artik kapatip; kendimi kaz tugu taklidi yapan bu yastiklarin uzerine biraktim.daha yere ciplak ayak basmaya huylanirken yine telefon caliyor, degdiriyorum topuklarimi haliya, arayan bizim ekip, tuna nehri kenarindaki dva jelena isimli yere cagiriyor. Konum atin dedim. Whatsapptan gonderdiler hemen. Cevirdim bi taksi bas dedim abi kopruyu gecince sola ilk sokaga don. Ha tamam burasi ne kadar borcum. 492 dinar. Al sana 500 dinar. küfür gibi. 8 dinar bahşiş. 30 kuruş yani