red

Rüzgârın sesi fısıldıyor kulaklarıma bütün yalanlarımı ve söküp atıyor kalbimden bu kirli dünyayı. Sanki bir amaca hizmet için esiyor. Ne var ne yok sürüklüyor peşinden, içinde biriktirdiklerini dökmeden tabağın kenarını sıyırıyor. Blendırın en çokomelli tarafını yalıyor. Yaprakları kökünden sallayıp sarılarını döküyor, sağlamlar kışa hazırlanacaklar artık. Arz talep eğrilerinden bıkmış beyinlere iyi gelecek bir serinlik bu, bu sanki kavurucu bir mevsimin üzerine dökülen buz gibi bir su. Zaman zaman beynim türlü oyunlarla yoruyor beni, artık oynayamayacak duruma geldiğimde koltukta uyur halde buluyorum kendimi. Aklımda, fikrimde düşündüğüm, oluşturduğum hatta ergen edip evlendirdiğim karakterleri karaktersiz karakterlerime beyaz kâğıtlar arıyorum, fakat aykırı telaşlarımın yüz kızartıcı yaşamlarında boğulan bedenim günü bırak geceye dayanamayıp kendini bırakıveriyor. Bir cümle takıldı benimle öyle sağa sola her yere geliyor. “aradığını bulabildin mi peki? “ cevap tüyler ürpertici aslında “buldum ya, meğer O hep benimleymiş.”şehirler gezerdim eskiden, gece karanlığında trafik ışıklarının aydınlattığı şehirler, birden eski özletiverdi kendini. Şimdi hayal et, kırmızı ışıkta bekliyorsun ve dört yol ağzında birbirlerine belli komutlarla izin veren ışıkların dansını izliyorsun. Bizler, özellikle ben bu kadar mı tıkıldık kaldık. İçinden çıkamadığımız bir hengâmenin düsturunda yozlaştık, yapıştık bu hayata, en önemlisi de şehirsel jargonlar ürettik bu sayede. İyi mi oldu hayır, kötü mü oldu hayır. Belirsizlik veya taraf olmama konusu bugünlerimizin en çok üzerinde durulan ve dayatılan belki de tarafımıza sunulan yaşam biçimi oluverdi. Koasüransı tükenmiş aklıma, reasüransı bol fikirler… muafiyetin altında kalan hasretlerime tenzili fiyatlar kesip rezonans olup jöle kıvamı dalgalanmalar… Jargon dediğim bu işte, bu belli belirsiz kelimelerin birlikteliği, hani eskileri özlüyorum diyorum ya, boşa demiyorum yalın sade ağızdan çıktığı gibi. Mesela derler ki “bilmiyorsan müdahale etmemelisin” ne demek bu diye sorduğunda, herkes bilmiyorsan müdahale etmemelisin der. Şimdilerin en kafaya takılanı sağa sinyali açık kalmış solda seyreden araçların hasar prim dengesi bozuk değerleri ve risk analizlerinin eğri, döngü gibi materyalleri. İnadına eski, hep eski, şimdiki değil, 7 yaşındayken ayağıma geçirdiğim o kırmızı Convers imi özlüyorum belki. 

http://www.gagori.com

#ozlem #eski #kirmizi #red

Reklamlar

red” için 2 yorum

Kendininkini ekle

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: